Hakkımda
SAGOPA KAJMER VE KOLERA HAKKINDA RESİMLER , YAZILAR, LİRİKLER, BEATLER, ŞARKI SÖZLERİ, ALBÜMLERİ, HAYAT HİKAYELERİ, HERŞEYDEN AZICIK VAR YANİ...
Bağlantılarım
*
*
*
Kategoriler
Arkadaşlarım
• asilyusuf
|
 Tuzlu kahve
Kıza bir partide rastlamıştı... Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı, ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı.. "Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken, delikanlı birden garsonu çağırdı.. "Bana biraz tuz getirir misiniz" dedi.. "Kahveme koymak için.."
Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı.. Kahveye tuz!...
Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan, ama tuzu kahvesine döktü ve içmeye başladı. Kız, merakla "Garip bir ağız tadınız var" dedi.. Delikanlı anlattı: "Çocukken deniz kenarında yaşardık. Hep deniz kenarında ve denizde oynardım. Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi. Bu tatla büyüdüm ben.. Bu tadı çok sevdim. Kahveme tuz koymam bundan. Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem, çocukluğumu, deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum. Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar.. Onları ve evimi öyle özlüyorum ki..."
Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının.. Kız dinlediklerinden çok duygulanmıştı. İçini bu kadar samimi döken, evini, ailesini bu kadar özleyen bir adam, evi, aileyi seven biri olmalıydı. Evini düşünen, evini arayan, evini sakınan biri.. Ev duyusu olan biri..
Kız da konuşmaya başladı.. Onun da evi uzaklardaydı.. Çocukluğu gibi.. O da ailesini anlattı. Çok şirin bir sohbet olmuştu.. Tatlı ve sıcak..
Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabii. Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi, prenses, prensle evlendi. Ve de sonuna kadar çok mutlu yaşadılar. Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu, hayat boyu. Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü.
40 yıl sonra, adam dünyaya veda etti. "Ölümümden sonra aç" diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına... Şöyle diyordu, satırlarında :
"Sevgilim, bir tanem.. Lütfen beni affet. Bütün hayatımızı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet. Sana hayatımda bir tek kere yalan söyledim.. Tuzlu kahvede.. İlk buluştuğumuz günü hatırlıyor musun?.Öyle heyecanlı ve gergindim ki, şeker diyecekken 'Tuz' çıktı ağzımdan.. Sen ve herkes bana bakarken, değiştirmeye o kadar utandım ki, yalanla devam ettim. Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmemişti. Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm. Ama her defasında korkudan vazgeçtim. Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok.. İşte gerçek.. Ben tuzlu kahve sevmem. O garip ve rezil bir tat.. Ama seni tanıdığım andan itibaren bu rezil kahveyi içtim. Hem de zerre pişmanlık duymadan. Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi ve ben bu mutluluğu tuzlu kahveye borçluydum.
Dünyaya bir daha gelsem, herşeyi yeniden yaşamak, seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı yeniden seninle geçirmek isterim, ikinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsam da..."
Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.
Lafı açıldığında birgün biri, kadına "Tuzlu kahve nasıl bir şey" diye soracak oldu...
Gözleri nemlendi kadının ve şöyle dedi...
"Çok tatlı... hem de çok !" |
Tarih: 18:02, 28/6/2008 Kategori: ASKA DAIR___ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
SEVDİĞİNİ BİLMEK...ÇOK GÜZEL BİR HİKAYE KESİNLİKLE SONUNA KADAR
 Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış yolda ilerlerken, bir bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler, yaşlı adamı hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler. Yaşlı adam huzursuzlanmış ve acelesi olduğunu, tetkik istemediğini söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuşlar. Adamcağız da: "Karım huzur evinde kalıyor, her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak istemiyorum." demiş.
"Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz herhalde." Demiş bir hemşire. Adam üzgün bir ifade ile "Ne yazık ki karım alzheimer hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor." demiş.
Hemşireler hayretle: "Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor, neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşturuyorsunuz?" demişler.
Adam buruk bir sesle "Ama ben onun kim olduğunu biliyorum." demiş.
SEVDİKLERİNİZİN KİMLER OLDUĞUNU ASLA UNUTMAMANIZ DİLEĞİYLE !
|
Tarih: 19:45, 26/6/2008 Kategori: ASKA DAIR___ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
SENİ SEVİYORUM DEMENİN 100 FARKLI DİLİ....
100 DİLDE SENİ SEVİYORUM
Almanca : Ich liebe dich Alsakça : Ich hoan dich gear Amharikçe : Afekrishalehou Apaçice : Shetne she-n zho-n Arapça : Ohiboke Arnavutça : Te dua Baskça : Maite zaitul Bengalce : Ami tomake bahlobashi Birmanyaca : Chit pa de Bolivyaca : Qanta munani Boşnakça : Volim te Bulgarca : Obicham te Chamoruca : Hu guayia hao Cheyennece : Ne mehotatse Chichewaca : Ndimakukonda Creolece : Mi aime jou Çekce : Miluji tje Çince : Ngo oi ney Danca : Jeg elsker dig Ekvadorca : Canda munanş Endonezyaca : Saya cinta padamu Eskenazice : Kh hob dikh lib Esperantoca : Mi amas vin Estonyaca : Mina armastan sind Etyopyaca : Afgereki Farsça : Tora dost daram Tasca : Kanbhik Fince : Rakastan sua Fransızca : Je t'aime Frizyece : Ik hald fan dei Galiçyaca : Querote Galce : Rwy'n dy garu di Ganaca : Me dor wo Grönlandça : Asavakit Gujartice : Hoon tane pyar karoochhoon Hausaca : Ina sonki Hawaice : Aloha wau ia'oe Hırvatça : Volim te Hintçe : Mai tumse pyar karta hun Hollandaca : Ik hou van je Hopice : Nu'umi unangwa'ta İbranice : Anee ohev otakh İngilizce : I love you İspanyolca : Te qulero İsveçce : Jag aelskar dig İzlandaca : Eg elska Thig İrlandaca : T'a gr'a agam thuit İtalyanca : Ti amo Japonca : Kimi o ai shiteru Kamboçyaca : Bon sro lanh oon Katalanca : T'estimo Keltçe : Ta gra agam ort Korece : Sa-rang-hae-yo Korsikaca : Ti tengu cara Laoca : Koi muk jao Latince : Te amo Letonyaca : Es tevi milu Lübnanca : Bahibak Litvanyaca : As tave myliu Luxemburgca : Ech hun dech gaer Macarca : Szeretlek Maice : Wa wa Makedonyaca : Te ljubam Malayca : Saya cintamu Marshallesece : Yokwe yuk Mohawkça : Konoronhkwa Moğolca : Be chamed hairtai Navajoca : Ayor anosh'ni Ndebelece : Niyikutanda Nepalce : Ma timi sita prem garchhu Norveçce : Jeg elsker deg Pakistanca : Mujhe tumse muhabbat hai Polonyoca : Kocham ciebie Portekizce : Eu te amo Punjabice : Main tainu pyar karna Rumence : Te iubesc Rusça : Ya tebya lyublyu Samoaca : Ou te alofa outou Sanskritçe : Twayi snihyaami Seylanca : Mama oyata adarei Sesothoca : Kiyahorata Sırpça : Volim te Siyuca : Techihhila Slovakça : Lubim ta Slovence : Ljubim te Somalice : Waan ku jeclahay Swahilice : Nakupenda Tagologça : Iniibig kita Tahitice : Ua here vau la one Taylandca : Phom rug khun Teluguca : Nenu minnu premistunnanu Tunusça : Ha eh bak Türkçe : Seni seviyorum Ukraynaca : Ya ebe kokhayu Urduca : Main tumse muhabbat karta hoon Vietnamca : Anh yeu em Yunanca : S'ayopo Zuluca : Ngiyakuthanda Zunice : Tom ho'ichema
Elf dili (elfçe) : Amin mela lle |
Tarih: 19:35, 26/6/2008 Kategori: ASKA DAIR___ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
BİR AYRILIŞ HİKAYESİ...

Erkek kadına dedi ki: - Seni seviyorum, ama nasıl? avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: - Seni seviyorum, ama nasıl? kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beşyüz yüzde hudutsuz kere yüz... Kadın erkeğe dedi ki: - Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, yüreğine, kafana. Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana... Ve artık biliyorum: Toprağın Yüzü güneşli bir ana gibi En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...
Fakat neyleyim saçlarım dolanmış ölmekte olanın parmaklarına başımı kurtarmam kâbil değil! Sen yürümelisin, yeni doğan çocuğun gözlerine bakarak...
Sen yürümelisin, beni bırakarak...
Kadın sustu.
SARILDILAR
Bir kitap düştü yere... Kapandı bir pencere...
AYRILDILAR...
|
Tarih: 14:26, 1/6/2008 Kategori: ASKA DAIR___ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
YAŞAMAK GÜZELDİR...

Yaşamak fırsattır yararlanmayı bil. Yaşamak güzelliktir, kıymetini bil. Yaşamak mutluluktur, tatmayı bil. Yaşamak rüyadır, gerçekleştirmeyi bil. Yaşamak meydan okunmasıdır sana, karşı çıkmayı bil. Yaşamak görevdir, tamamlamayı bil. Yaşamak oyundur, oynamayı bil. Yaşamak servettir, korumayı bil. Yaşamak aşktır, sevgidir, keyfini çıkarmayı bil. Yaşamak bilmecedir, çözmeyi bil. Yaşamak verilmiş bir sözdür, tutmayı bil. Yaşamak hüzündür, aşmayı bil. Yaşamak şarkıdır, söylemeyi bil. Yaşamak mücadeledir, kabullenmeyi bil. Yaşamak trajedidir, göğüslemeyi bil. Yaşamak maceradır, göze almayı bil. Yaşamak şanstır, kullanmayı bil. Yaşamak çok kıymetlidir, mahvetmemeyi bil. Yaşamak, yaşamaktır, uğruna savaşmayı bil.
|
Tarih: 14:24, 1/6/2008 Kategori: ASKA DAIR___ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
AYRILIK ACISI ÇEKENLERE BİR ŞİİR...
ACI BİR HAYAT
Bir tek senin aşkın mı aşk? Sen misin sevda yanığı kaçak Ben seni sevdim seveli yandım Yandım,yandım sende söndüm
Hayat bana bir dargın bir barışık Her günüm senle karma karışık Çakmak, çakmak gözlerinde ışık Senin sevdan bende, barut fişek
Ulaşılmayı beklerken ayrılık İkimizin kaderi olsa gerek Bana ayrılık yazan felek Sensizliğini bana giydirecek
Yapma be sevdam ağlama artık Bu kader senin değil benimdir Sana gelen bu ayrılık, firak Bende oluyor acı bir hayat |
Tarih: 15:03, 27/5/2008 Kategori: ASKA DAIR___ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
AYRILIK ACISI ÇEKENLERE MUHTEŞEM RESİMLER,,,
|
|